Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun dostlar ![]()
“Kişisel” Kategorisi için Arşiv
Eyl
12
2008
Ben ve Basketbolumadmin tarafından Kişisel, Spor, basketbol içinde postalandı, tags: basketbol, basketbolum, basketbolunuzForuma konu açıyordum, mesajım hoşuma gitti burda da paylaşmak istedim. Bu konu altında kendi Basketbolunuzu, ne tip bir oyuncusunuz, neler yapabilirsiniz, yeteneklerinizi anlatabilirsiniz… İlk olarak ben başlıyım Ben basketbolla çok küçük yaşlarda tanıştım, 1. sınıftı sanırım. İlk olarak atışlarımı geliştirdim ettim. Tek atışla olmuyor tabi. Ama yani bendeki enteresan bir basketbol aşkıydı. Sürekli oynamak istiyordum. Yıllar boyu bu böyle sürdü gitti. Herkes Futbol oynarken, ben tek başıma, hem de zevk alarak saatlerce oynadığımı bilirim. Hatta bir ara tüm mahalle benim yüzümden basketbola sarmıştı. 5e 5 maçlar yapardık ederdik. Hem de süper ciddiyetle, ciddi ciddi. 21′i bilirsiniz, ondan oynardık. Güzeldi, eğlenceliydi. Sonunda yine bu mahalledeki basketbol ortamı ciddiyetin abartılmasından dolayı çıkan bir kavga sonucu sona ermişti. Ama ben de sona ermedi tabii. Çok hayat hikayemden bahsettim, abartmamak lazım Her zaman büyük bir eğlencemdi. Kendimi geliştirdim sürekli. Atışlarım zaten iyiydi, zamanla çok hız kazandım. Seri isabetli atışlar yapabilmeye, olayı hafiften aşmaya başladım.. Ne kadar atışlarım iyi olsa genel olarak içeri yüklenmeyi, mücadeleyi seven bir yapım vardı şimdiye oranla çelimsiz bir vücudum olsa da. Olayın estetik yanını severdim hep, Streetball o yüzden hep hoşuma gitmiştir sahadaki maçlara nazaran. Hook shot’larımı çok geliştirmiştim bir ara, kaçırmıyordum. Tabii bu insanları deli ediyordu. Ama vazgeçemiyordum, çünkü olayı benimseyince basit ve etkili bir yöntem. Ve ayrıca zevkli de, blok korkusu çok az, rakip çaresiz. Profesyonel olarak 1-2 takımda, okul takımında oynadım. Genelde koçların o kasıntılıklarına sinir olduğumdan bıraktım takımları, aynı okuldaki hocalarımı sevmediğim gibi. Bir insan kasıntı olmayacak, kompleksli olmayacak, bana öyle bir koç denk gelmedi işte. Son birkaç yıldır Streetball’a yöneldim. Fakat 2 yıl önceki el bileğimdeki sakatlık ve geçen yıl yaşadığım sağ ayak bileğimdeki sakatlık yüzünden iyice oynamayaz oldum. Şu anda iyiyim, yine arada çıkıp oynuyorum. Hatta geçenlerde çok sağlam bir 40 sayılık maç çıkarmıştım, acayip havamı bulmuştum, tekrar bir istek geldi fakat bu saatten sonra olmayacağından ve 1.78lik boyum yüzümden fazla da havasına girmedim. Ama hala oynuyorum, hala oynarken zevk alıyorum. Özellikle bazı basketbol maçlarında çok özendiğim, ah ben olacaktım orda diye çok yakındığım oluyor.. İçimden geldi anlatayım dedim, hem konuya güzel bir giriş olur diye düşündüm.. Benden bu kadar.
Eyl
10
2008
Virüs, Virüsler Hakkında, Virüslere Değişik Bir Yaklaşımadmin tarafından Kişisel içinde postalandı, tags: biraz felsefe yapalım dedik, kıssadan hisse virüsden hisse, virüs, virüs çeşitleri, virüs nedir, virüsler hakkındaYıllar sonra ilk defa bir virüsü bulaştırdım bilgisayarıma, yayıldı yaklaşık 3100 dosyayı silmek zorunda kaldım. Virüsün adı: Xorer, Bu olayın üzerine birşeyler karalayasım geldi, buraya da yazayım dedim. 3100 tane dosyay bulaşmış, hepsini gitti.. Silince iyi silmek lazım! Hayatta da çıkmıyor mu karşımıza virüsler, ilk önce bir tane oluyorlar, sonra yavaş yavaş aynı bilgisayara yayıldığı gibi yayılıyorlar. Sistem dosyaları gidiyor, bulaştıkça bulaşıyor. Karantinaya taşımak, tamir etmek bir işe yaramıyor. Daha da bulaşmadan mikrop daha da yayılmadan silmek, yoketmek lazım! Bu bilgisayarımdaki virüs, gerçek hayattakilere ne çok benziyormuş yahu. Vay be. Bir de bir dosyayı indirdiğinde farkedemiyorsun virüs olup, olmadığı, üzerinden vakit geçince, daha da bulaşıp, zarar verince anlıyorsun. Bir bakıyorsun bilgisayarın kitleniyor, saçma sapan sayfalar çıkıyor karşına. Eee kardeşim bu virüsü bir an önce silseydin ya? Niye bekledin zarar vermesini, bu virüs hain, bu virüs şerefsiz. Niye beklettin ki? Eee anlamayınca anlanmıyor virüsün zararı, çirkefliği, masum görünüp sistemini yok edeceği. 130bin dosyadan 3binine bulaşmıştı virüs ama şu anda bilgisayarım çalışmıyor mu çalışıyor. Sorun yok yani. Peki virüsün faydası olmadı mı? Tabii ki oldu. Bundan sonra daha dikkatli olup, neyin ne olduğunu bilmeden, düşünmeden birşey yüklemicem. Bu büyük bir fayda tabii.. Ya bu lanet olası virüs, cidden çok benziyormuş gerçek hayattaki virüslere..
Eyl
09
2008
Bilgisayar, internet teknolojileri ve Benadmin tarafından Kişisel içinde postalandı, tags: Bilgisayar, böö, internet teknolojileri, şeytan üçgeniKendime bakıyorum da ciddi ciddi bilgisayar ve internet teknolojileri konusunda acayip bir bilgi birikimine sahibim şu noktada. Paylaşmaya başlasam 10′larca makale veya işe yarayacak bilgiler sunabilirim. Fakat istemiyorum. Beni istememeye iten düşünce ise, benim bilgilerimim, bilgi birikiminin saçma sapan işlere yarayacağı ve şu andaki internet ortamı. Diyelim ben bir web sitesi geliştirme yöntemiyle ilgili bir sunum hazırladım veya tecrübemi aktardım. Karşımdaki ne yapacak bunu? Veya bunu araştıran kişi ne yapacak? Bu düşünce beni paylaşımdan uzaklaştırıyor. Hep kafamda bu adam bunu öğrendi de doğru dürüst birşeyde mi kullacanacak yoksa saçma sapan işine yardım mı ettim? Bu yüzden dolayı bu blogu daha çok kişisel düşüncelerim, kimi zaman haykırışlarım için kullanmayı düşünüyorum. Bunun yanında gerek teknoloji olsun yada başka şeyler olsun farklı konular da olacak yine de.. Beni birisi yolda buldu, baygın halde kenara koydu!
|
Yazılar (RSS)