Bir Ömür Neylesin Sensiz!!!
admin tarafından Kişisel içinde postalandı, tags: bir ömür neylesin sensiz!!!!!!!!!9 Eylül 2007′de yazmıştım bu yazıyı. Neredeyse 1 yıl oluyor… Ve şu ekrana baktığımda, tekrar o ağlamaklı cümlelerle yüzleştiğimde aynı duygulardayım… Basit bir kabindeyim şıu an, kimse göremiyor fazla göz önünde değilim, biraz da rahatım. Süzülüyor gözyaşları gözlerimden… Yine çaresizim, yine darmadağınım… Acım daha da arttı günler geçtikçe azalacağı yere, daha da güçsüzüm, gönlümde derman yok…
Bir Ömür Neylesin Sensiz…
Saat 19:30 , yeni yeni karardı hava. 4. günü sanırsam.. Geriye kalan bezgin, ölü bir ben ve gözlerimdeki buğu…
Dalıyorum arada bir. Sinir krizleri, ambulanslar, hemşireler geliyor gözümün önüne.. Bir de bir köşeya pısmış “Ben niye hayattayım?” diyen bir çocuk.. Ümitle bekleyen 2 çift uykusuz göz, şişen ayaklar ve üzgün suratlar..
17 yıl, doğumdan itibaren yanımdan ayrılmayan can dostum, birtanem. Canım anneannem.. Yok yok anneannem değil annemdi o benim. Annem… Gitti evet kaybettim. Sanki gitmedi, arada bir 3-4 gün kaldığı köyündeymiş gibi. Gözyaşlarım kabullenemedi bu ayrılığı, anlatamıyorm yüreğime. Sanki gerçek değildi gözümün önündeki naaşı. Tabutunu taşıyan ben değildim. Namazını kılıp, dualar ettiğim, kalbimi ve benliğimi de onla beraber göndermemiştim sanki.. Kabul edemiyor insan, yok böyle bir kavram yok bu acının tanımı..
Bir tanecik torunuydum onun. “İlk gözağrım” , “kuzuum” derdi bana. Birgün görmese arardı gözleri gözlerimi.. Ayrılamazdık biz. İmkanı yoktu böyle birşeyin. Sıkça tekrarlanan bir diyalogumuz var aklımda ve bu diyaloğun verdiği çaresizlik.. Derdi canım annem hep. “Oğlum ben ölürsem naparsın? Ağlama oğlum arkamdan” Hemen sustururdum, kalbim düzensiz atmaya başlardı bunun düşüncesiyle bile. “Olur mu öyle şey anane. Sen ölürsen ben de ölürüm. Allah kimsenin ölüm acısını göstermesin bana hele seninkine dayanamam. İnşallah Allah önce benim canımı alır veya beraber ölürüz..” O öldü de ben yaşıyorum işte. Ahh işte asıl üzüntüm bu. Çaresizlik.. O öldü ve ben yaşıyorum.. Nasıl yaşarım onsuz? Nasıl atar kalbim? Nasıl ayakta durabiliyor onun büyüttüğü bu beden? Aslında yaşamıyorum artık. Yaşayan bedenim, kalbim öldü, ruhum öldü.. Olmaz artık o eski Onur. Dolduramaz onun yeri, boşluğu. Boş bu beden artık, yok neşesi, yok hiçbir isteği. Nefes almak zorunda olduğu için yaşıyor..
Bazı sorunlardan dolayı Çocukluğum onun elinde, onun yanında geçti. Çocukluğumda, gençliğimde.. Hep onlaydım ve artık onsuzum inanamazsam da..
Sınav yeri işte ne yaparsın. Sevgilim dedim, uğruna herşeyi yaparız dedim boş çıktı.. Dostum dedim, neymiş sevgili gerçek sevgi buymuş dedim. Bir de onlar vurdu, hepten boşmuş dedim. Yıkılmadım. Arkadaşlarım dedim, onlar da vurdu vurabileceği kadar. Yemişim sevgilisini, dostunu dedim. Kucakladım ailemi, avuttum kendimi. Beni seviyorlar, canımdan can dedim. Kaybettim en sevdiğimi, ailenin direğini, paha biçilemeyen insanı.. Sınav yeri ya işte, sınav oluyorum ve en ağır soru karşısında yıkıldım. Ama yaşıyorum işte maleseff maleseff yaşıyorum.. Yıkıldım, yerlerdeyim ama yaşıyorum işte.. Bitmedi sınavım ama yok diğer soruları cevaplayacak dermanım.. Hıçkırıklarımla boğuşamıyorum artık, hep galip geliyorlar. Dudaklarım büzüle büzüle kurudu, yara oldu..
Allah inancı ayakta tutuyor artık beni. Taktirat.. Ananem ölümü istemişti son zamanlarında. Dua ediyordu bazen.. O sınavını çok güzel tamamladı. Duasını kabul etti Yüce Allah.. “Yeter kulum çektiklerin. Alıyorum seni yanıma” dedi belki de.. Aldı yanına ama beni ve binlerce sevenini bıraktı geride.. 3 gündür baş sağlığına gelenleri kabul ediyoruz. Hıçkıra hıçkıra giriyor her gelen.. Arkasında bir tane kötü diyen yok. Gelenle ağlıyoruz, gidenle ağlıyoruz, gece yatarken ağlıyoruz.. Gözyaşları çaresizce akıyor. Ellerinden birşey gelmiyor.
Evin her yeri onun anılarıyla dolu.. Yaşanmaz bu evde artık ki yaşamıyorum da zaten.. Herşey çok boş, anlamsız.. Anlamını 4 gün önce yitirdi umut ve mutluluk.. Yok artık beynide bu kelimeler. Umutsuz ve mutsuzum.. Akamıyor artık eskisi gibi gözyaşlarım, tükendiler belki de.. Yüreğim kanıyor geçirdiğim her dakika..
İnsan hayatın acımasızlığı böyle tanıyor işte. Benim için artık olmayan hayatı.. Gerçek dostlarını, gerçek mutsuzluğu, hüznü böyle tanıyor…
Gitti ananem. Boş se Hem de 56 yaşında sapasağlamken.. 3 günde ayrıldı aramızdan 5 milyarda bir görülen olaylar dizisinin ardından.. Çaresizce hıçkırıklarımla boğuşmaya devam edeceğim heralde hep yenik düşeceğimi de bile bile…Tek temennim geride kalan gerçek dostlarım, abim ve ailem…
Sizden de tek isteyebileceğim bu iyi insan için güzel bir temenni, dua ve bir FATİHA
Yazılar (RSS)
insan hiç bilemiyor ne zaman neyi kaybedeceğini we kaybetme korkusuyla
yaşadığı şuncacık ömür ani acılarla ufalanıyor bazen ellerinde..
gözyaşları daha bi başka oluyor küçüklükten kalma yaralarımız gibi acımıyor bu sefer
içimizdeki o yer..hatıralar çıldırıyor zaman zaman… meydan okuyorlar aklımıza we
neden biz hala böyleyiz isyanımız gibi içimizde kalan herşeyle yalnızlığın kölesi
oluyoruz bi başımıza…çaresi yok bazı şeylerin we arkası kesilmeyen bombalar..
halimizi ne kimseye anlatabiliyoruz ne de kimse anlayabiliyor..aslında hiçbirşey yok
;herşey yalan ..ölüm gibi…
geçtiğimiz okul döneminde bi gün çok büyük bi ısrarla okutmuştun bu yazıyı bana
o an içimden neler geçti neler aklımda yakın zamanda kaybettiğim insanlardan oluşan bi liste
wardı.beni en çok etkileyense ilknurdu senin de bildiğin gibi..
yazmışsın ya sen de sınawdayız…biliyoruz aslında bütün soruların cevabını
ama insanız işte bazen sabredemez oluyor yüreğimiz..kaybediyoruz;yeniliyoruz we bi şekilde
yaşamak zorunda bırakılıyoruz kaybettiklerimizin acısıyla
işte böyle..umarım tüm günahları affolunmuştur..emin ol ki ben de ananen için çok dua ediyorum..
we tekrardan allah rahmet eylesin..:(amin)